• Cum. Eki 15th, 2021

Turizm Postası

Turizm Haberlerinin Yayımlandığı Turizm Gaztesi

Vecihi Hürkuş Kimdir?

Byturizmpostasi

Oca 13, 2021

İlk askeri ve ilk sivil uçağı yapan uçak ve makine mühendisimiz Vecihi Hürkuş 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’un Arnavutköy semtinde 3 çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi Zeliha Nehir Hanım, babası gümrük müfettişi Fehan Ethem Bey’di. Vecihi çocuk yaşlarda iken babasını kaybetti. Üsküdar Paşakapısı idadisinde okudu, tophanedeki sanat okuluna devam etti. Delikanlılık yıllarında I Dünya Savaşı başlamıştı ve Vecihi uçakların teknik bakımlarını yapıyordu. 1914 yılında tayyareci mülazım Cemal Bey ile ilk uçuşunu gerçekleştirdiğinde 18 yaşındaydı ve düşlerinin kapısından içeri girdiği için çok sevinçliydi. 

Vecihi Hürkuş Kimdir?
Vecihi Hürkuş Kimdir?

Bağdat semaları Vecihi Bey’in İkinci uçuşuna tanık olacaktı. Vecihi Bey Yüzbaşı Mehmet Ali Bey ile birlikte uçuyordu. Bu uçuşta bir kaza geçirerek belinden yaraladı. Ancak yılmadı tayyare eğitimi almak için Yeşilköy Tayyare Mektebine kaydoldu. Eğitiminin sonucunda pilot olmuştu. Kafkas Cephesine pilot olarak gönderildi. Savaşta hedefini şaşmayan uçuşları ile düşman tarafından tanınacak ve yarattığı korku yüzünden ‘’Kara Tehlike’’ diye alacaktı. Bir uçuş sırasında uçağındaki ani arıza nedeniyle geriye dönmek zorunda kaldı. Arızanın nedenini araştırmaya başladı. Araştırmaları sonunda kendilerine suikast düzenlediği sonucunu çıkardılar.

Vecihi Hürkuş Kimdir?
Vecihi Hürkuş Kimdir?

Kaçış Hikayesi

Kafkas Cephesinde Rusların ele geçirmek istediği ilk kişi Vecihi Bey’di.  Bir çarpışma sırasında yaralanıp düştüğünde uçağını düşmanın eline geçmemesi için yaktı. Düşman askerleri Vecihi Bey’i yakalamıştı. İsminin Vecihi olduğunu öğrendiklerinde çok sevindiler. Korkulu rüyalarını yakalanmışlardı. Hazar denizinde bir ada da başlayan esaret günlerinde Vecihi Bey arkadaşı Bahattin Bey ile birlikte durmadan kaçış planları yapıyordu. Ancak yardım almadan kendi başlarına kaçmalarının imkânı yoktu. Azerbaycanlı bir doktor vasıtasıyla emellerine ulaştılar. Kaçışları yüzerek devam etti. Karaya Çıktıklarında İran’da olduklarını anladılar. Önlerinde kilometrelerce yol vardı. Yürüyerek İstanbul’a kadar ulaştılar ve Savaşın sona erdiğini öğrendiler.

İstanbul’a geldikten sonra hiç dinlenmeden İstanbul’u savunan hava bölüğüne verildi. Vecihi Bey işgale uğrayan İstanbul’dan çıkarak Anadolu hareketlerine katılmak istemektedir. Hangarlara kapatılan askeri uçakları tamir etmekte ve arkadaşları ile birlikte Mustafa Kemal Paşa’nın kuvvetlerine katılmak için sabırsızlanmaktadır. Uçakla kalkışları sırasında işgal kuvvetlerinin haberdar olması üzerine acele ederler. Havalanan üç tayyareden ikisi düşer. Bu olay onu yıldırmayacak ve karayolu ile Konya’ya geçecektir. Konya’da hava birliğine katılır. Onu Ege savunması için Garp Cephesine gönderirler. Vecihi Konya’da sıtmaya yakalandığı halde cephe üzerindeki keşif uçuşlarını hiç aksatmaz Yunanlılar ona ‘’kara bela’’ adını takmışlardır. Keşif uçuşlarından birinde Vecihi Bey Yunan başkumandanlık karargahını bombalar. Büyük Taarruz sonucunda Yunanlılar uçaklarını bile almadan kaçarlar. Kızıl Çullu Meydanına inen ilk Türk havacısı Vecihi Bey olur. Zaferden sonra Edirne’de İtalyanlar tarafından terk edilen bir yolcu Tayyaresini Ordu’ya çalışır durumda teslim eder. Bu uçağa Vecihi adı verilir. İzmir’e tayin edilen ve Vecihi Bey’in çevresinde öğrencisi olmak isteyen gençler birikmiştir 

Vecihi Hürkuş Kimdir?
Vecihi Hürkuş Kimdir?

Hava müfettişliğinden aldığı izin ve savaş sonrası elde kalan hurda uçak malzemesini değerlendirmek için projeler hazırlamaya başlar. Havacılığın ne durumda olduğunu görmek amacıyla Avrupa ülkelerine gönderilen heyetin içinde Vecihi Bey de vardır. Vecihi Bey yurda dönüşünde projesini yaptığı uçağın üzerinde çalışır. Aylar süren çalışmaları sonucunda uçak ortaya çıkmıştır. Vecihi K-6 adındaki uçak Avrupa’da gördüğü emsallerinin üzerindedir ve ülkemizin ilk yerli askeri uçağıdır. Ama bu uçakla uçabilmek için izin almakta zorlanacaktır Vecihi Bey. Yaptığı başvurular sonuçsuz kalmakta ne yapacağını bilmemektedir. Kararını verir 28 Ocak 1925 tarihinde soğuk ama güzel bir İzmir gününde makinisti Erkan ile birlikte uçağı hangardan çıkarıp çalıştırır ve ilk yerli Türk uçağı gökyüzüne tırmanır. Ama yere indiğinde onu iki sürpriz beklemektedir. Birincisi alkışlayan halk ve kesilen kurban. İkincisi izinsiz uçtuğu için 15 günlük hapis cezası. Bir daha Vecihi K-6yı göremeyecek ve akıbetini de öğrenemeyecektir. Vecihi Bey görevinden istifa eder. Istıfasını kabul ettirmekte zorlansa da o artık sivil havacılık içinde çalışmak istemektedir. Olmayan sivil havacılığı kurmanın bir yolu olmalıdır. Bunu yapsa yapsa Vecihi Bey yapacaktır. Yeni kurulan Türk Tayyare cemiyetinde göreve başlar. Yeni uçaklar alabilmek için cemiyetin bağış toplama gezilerine çıkar.

Vecihi Hürkuş Kimdir?
Vecihi Hürkuş Kimdir?

Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi adı altında kurulan şirketin Almanya bağlantıları sırasında Vecihi Bey’e junkers uçak fabrikasından bir teklif gelir. Vecihi Bey sivil havacılığın kurulmasında bu deneyimin bir fırsat olabileceğini düşünür ve Almanya’ya gider. 

Vecihi Bey Almanya macerasını başarı ile sürdürmüş ve junkers şirketi ile bir mutabakat imzalayarak 2 yıl sonra yurduna Ankara’ya döner. Daha sonra Türkiye’deki Tayyare ve motor şirketinin aracılığıyla İran’a gönderilen Alman pilot yönetimindeki bir uçağın düşmesi üzerine junkers anlaşmayı bozacaktır. Bu olay Vecihi Bey’e yerli uçak sanayinin ivedilikle kurulması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. Yıl 1928 Vecihi Bey yine Tayyare cemiyetinde çalışmaya başlar. Yeni modeller çizer, açılan yerli malları sergisinde projesini sergiler ve gördüğü ilgi üzerine uçak yapmaya karar verir. İstanbul’a gelir, Kadıköy’deki bir keresteci dükkanına kiralar. 3 ay içinde geceli Gündüzlü çalışarak Vecihi-14 adlı sivil uçağı tamamlar. Bu uçak onun ikinci eseridir. Türkiye’nin ise ilk sivil uçağı. Yine uçuş izni için uğraşmaya başlayacaktır. Heyecanlıdır bir an önce uçmak için, bekleyecek sabrı yoktur. 

İzin almak için Ankara’ya gider. Vecihi Bey Uçağı ile meclisin üzerinde dolaşır yere iner. Hava Müsteşarlığı fen şubesi, uçak muayene edecek vasıta ve imkânlarının olmadığını bildirir. Genelkurmay başkanlığından verilen izin ile uçağının uçuş için yeterli olup olmadığını belirlemek üzere Çekoslovakya’ya gider. Uçağını Ankara’da sökmüş ve bir Trene yüklemiştir. Çek hükümetin havacılık dairesinin raporuyla uçağını aklamıştır. Sivil havacılıkta bir dönemin başladığı o günlerde henüz anlaşılamamıştır. 

Vecihi Hürkuş Kimdir?
Vecihi Hürkuş Kimdir?

Vecihi Bey havacılığın okullaşmasını ve hevesli gençlerin eğitilmesini istiyordu. 1932 yılında bu isteğini gerçekleştirme yolunda ilk adımını attı. Vecihi Bey’in Kalamış koyundaki hangar faaliyetleri ve uçuşları Kadıköylüler tarafından ilgi ile izleniyordu. Büyükler hayranlıklarını gizleyemiyor, çocukların akılları başlarından gidiyordu. Ellerini uzata bilseler ve bulutların arasında dolaşan Vecihi Bey’e dokuna bilselerdi keşke. Vecihi amcaya çocuklar bile Vecihi diyorlardı. Hepsinin arkadaşıydı o. kalabalık bir seyirci topluluğu olurdu Her zaman Vecihi beyin uçuşlarının. Kalamış’tan Bir Tatlı Huzur Almaya gelenler de bu seyre katılırlardı. Bu zevk bazen yerini telaşa ve heyecana bırakır ve küçük kazalar sahilden Endişe ile izlenirdi.

Risklere atılmaktan korkmayan bu gökyüzü aşığını Atatürk’te ilgili ile izliyordu. Atatürk Vecihi Bey için endişeleniyordu. Vecihi’ye söyleyin alçaktan uçmasın diye haberler yolluyordu. Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Buca’ya Vecihi’den faydalanın ona yeni bir çalışma alanı açın demişti. Bunun üzerine Vecihi Bey Ankara’ya çağrıldı. Zaten parasızlık nedeniyle okulunu kapatmak zorundaydı. Okulun kapatılması en çok çocukları üzmüştü. Vecihi Bey son kalan iki uçağını alarak Ankara’ya hareket etmişti. Türk Kuşu Hangar tesislerinin yapımında atölye kurarak yeni planörler inşa ediyordu. Derslere giriyordu. Türk Hava Kurumu’nun yurt içindeki eğitim merkezlerine gidiyor, dersler veriyordu. Bir gün İzmir Erkek Lisesi’nde bir planör gösterisi yapılıyordu. Gösteri sonrasında beden eğitimi öğretmeni Vecihi Beyi öğrencilerine tanıştırdı. Öğrenciler çok sevinip etrafını sarmışlardı. Vecihi bey uçağın bir devlet için ne ifade ettiğini anlattı öğrencilere.

Vecihi Bey’e baba diyen yeğeni Eribe 1936 yılında cumhuriyetin 13 yıldönümü kutlamalarında paraşütle atlamak istiyordu. 29 Ekim 1936 sabah prova yapılacaktı. Paraşütle atlaması için yeterli donanıma sahip değildi. Paraşütle atlamak için daha önce en az üç kere bunu denemesi gerekiyordu. Bu bir kuraldı. Atlama gününden önce atlama sayısını üçe çıkarmış ve hazır hale gelmişti. Paraşütle atlar atlamaz bütün gözler onun üzerindeydi. Ancak paraşütü açılmadı ve yere çakıldı. Hemen hastaneye kaldırıldı ama kurtulamamıştı. Savaşta yakınlarını kaybetmiştir Vecihi Bey, acıya dayanıklıdır. Ama bu kez ateş tam da düştüğü yeri yakmıştır. Acısını derinlere gömer, limiti gökyüzüdür onun.

 1938-1939 yıllarında Eskişehir İnönü’de planör okulunda çalışır. Pratikte bir mühendis gibi çalışmaktadır ama eğitimi yoktur. Bunun eksikliğini duyar ve Almanya’ya gider. Teknik Üniversitede bu tecrübeli öğrenciyi 2 yıl içinde mezun ederler. Döndüğünde yıl 1939’dur ilk işi Kanatlar Cemiyetini kurmak olur. Cemiyet üyeleri, Vecihi Bey’in eski okulunun kullandığı havaalanında uçuş çalışmaları yaparlar. Uçaklarını Vecihi Bey Türk Hava kurumundan kiralamıştır.

İlk Havayolları Şirketini kurmak da Vecihi Bey’e nasip olacaktır. Hür Kuş Hava Yolları’nı kurar. Devlet Hava Yolları elindeki eski uçakları elden çıkarmaktadır. Vecihi Bey bu uçaklara talip olur ve onları onararak yolcu taşımak ister. İlk olmanın, yeni olmanın zorluklarını göğüslemekte de ona düşer. Hür Kuş Havayolları ne kadar bürokratik engel varsa hepsi ile karşılaşır. Vecihi Bey son olarak kargo taşımacılığını denemek ister ama o da engellenince zirai ilaçlama işinde çalışmaya başlar. Yaşının önemi yoktur onun için. Vecihi Bey aniden rahatsızlanıp Gülhane hastanesine kaldırıldığında doktorlar bile Vecihi Bey’in bir an önce ayağa kalkacağına inanırlar. 1969 yılında tam da aya ayak basıldığı gün Vecihi Bey geçirdiği beyin kanamasına yenik düşer. Kafkas ve garp cephelerini kahraman pilotu ilk askeri ve ilk sivil Türk uçağının babası sivil havacılığa sayısız öğrenci yetiştiren Vecihi Bey 73 yaşında aramızdan ayrılır.

 Işığınız bol olsun Vecihi Bey 

Gözleri gökyüzünde olan bütün insanlar gibi sizde incindiniz, pek çok alanda ilk olmanın bedelini defalarca ödediniz, ama cumhuriyetin havacılık tarihine imzanızı da attınız. Dağılıp yeniden bir araya gelen bulut kümeleri ile buluşan özgür ruhunuz, cephedeki askerlerden Kalamışlı çocuklara kadar hepimizin arasında dolaştı, dolaşıyor. Işığınız bol olsun Vecihi Bey 

turizmpostasi

Turizm sektörü içerisinde yer alan işletmeleri, kuruluşları, bu işletme ve kuruluşlarda hizmet veren çalışanları ilgilendiren tüm haberleri, değişen yönetmelikleri, flaş gelişmeleri bulabileceğiniz online turizm gazetesi 

Yorumlarınız bizim için çok değerli.